02.02.2009
Makedonya Cumhuriyeti Meclis Baskani Trayko Velyanovski, iktidardaki Makedon VMRO-DPMNE ve Arnavut Demokratik Bütünleşme Birliği (BDI) ile muhalefetteki Makedonya Sosyal Demokrat İttifakı (SDSM) ve Arnavut Demokrat Partisi (PDSH) liderleri arasında gerçekleşen görüşmenin ertesi gününde, 10 Ocak 2009 tarihinde Cumhurbaşkanı ve Yerel Seçimlerin tarihinin 22 Mart 2009 olduğunu resmi olarak duyurdu. Önümüzdeki seçimlerin sorunsuz geçmesi AB ve NATO üyeliği yolunda istekli olunduğunun göstergesi olacağı için önemi büyüktür. Bu önemi vurgularcasına, Meclis Başkanı Trayko Velyanovski “En yüksek Avrupa standartlarına göre, adil ve demokratik seçimler AB üyeliği yolunda ilerlememiz açısından en yüksek öneme sahiptir” demecini vermiştir. Bu yazıda, Türklerin genelini ilgilendiren Cumhurbaşkanlığı seçimi, Türklerin buna bakışı ve Türk partilerinin yerel seçimlerdeki duruşu hakkında kısa bir değerlendirme yapılmaya çalışılacaktır. Makedon ve Arnavut blokunun yerel seçimlerdeki durumu, köşe yazımızın konu kapsamı dışına çıkacağı ve uzunluğunun okuyucunun sabrını zorlaştıracağı kanısı ile değerlendirmeden kaçınılmış, bir başka yazıya bırakılmıştır.
Makedonya`da Cumhurbaşkanlığı ve Yerel Seçimler tarihi 22 Mart 2009 olarak belirlenmesinden ancak bir ay geçtikten sonra büyük partilerin cumhurbaşkanı ve belediye başkan adaylarını öğrenebilme fırsatı doğmuştur. Şu anda Makedonya’nın önde gelen partilerinin tümü de cumhurbaşkanı adaylarını açıklamış durumda. En büyük iki parti de adayını kongrede belirlemiş ve her iki aday da inandırıcı olmasa da kendini partiler dışı olarak lanse etmeye çalışmaktadır. Son Haziran 2008 erken parlamento seçimlerinde büyük bir üstünlük sağlayan iktidardaki VMRO-DPMNE partisi, siyaset profesörü olan George İvanov`u, ana muhalefet partisi SDSM partisi de, Yeni Sosyal Demokratlar’ın da desteğini alarak Lyubomir Frçkovski’yi aday olarak seçmiştir. İlk turda büyük bir sürpriz olmazsa, 6 Nisan`da açıklanacak 2.tur seçim sonuçlarından Cumhurbaşkanının bu iki adaydan çıkacağı kesin gözüyle bakılmaktadır. Makedon kanadın devamında, Liberal Demokratların adayı Nano Rujin olurken, Podem`den Blagoya Markovski, bağımsız adaylar arasında eski içişleri bakanı Lyube Boşkovski, Corc Atanasovski yer almaktadır. Gerekli olan 10 bin imzayı bulamadığı iddia edilen Slagyana Taseva son anda adaylığından vazgeçtiğini açıkladı. Hatırlatılması gereken bir konu da, SDSM`nin VMRO-DPMNE`nin de destekleyeceği partiler dışı bir aday olan Srcan Kerim`i ortak aday gösterme talebi acaba bir Türk ismi Cumhurbaşkanı mı oluyor, Obama olayı mı yaşıyoruz hevesi kısa sürmüştür. VMRO-DPMNE`nin ortak adaya sıcak bakmaması ve Arnavut partisi BDİ ile 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi için Arnavut bir adayın desteklenmesi anlaşması su yüzüne çıkmasıyla partiler arası bir oyunun parçası olmak istemeyen Kerim adaylıktan vazgeçmek zorunda bırakılmıştır.
Mart ayında yapılacak seçimlerin Arnavut adayları arasında BDI`den Agron Bucaku, PDSH`dan Miruşe Hoca, Der`den İmer Selmani ve PDP den Nevzat Halili yer almaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki katılım barajının %50′den %40′a indirilmesi de Arnavut bir Cumhurbaşkanı seçimi için yeterli olmadığı ve ikinci turda muhtemelen siyasi pazarlıklar gereği büyük bir çoğunluğu Makedon bir adayı desteklemeleri daha düşük bir düzeyde de önem vermeyerek sadece yerel yönetim seçimlerine odaklanmaları beklenmektedir.
Aşağıdaki tabloda 1ci tura katılan parti/adayları 2.turda desteklemesi muhtemel adaylar şöyle:
| VMR0-DPMNE
(George İvanov) |
SDSM
(Lyubomir Frçkovski) |
| Makedon VMRO-NP | Makedon NSDM |
| Ljube Boskovski | Makedon LD |
| Arnavut BDI | Slagjana Taseva |
| Arnavut Yeni Demokrasi Der | |
| TDP | |
| Uluslarası destek ?! | |
Geçmiş seçimlere baktığımızda Cumhurbaşkanı seçimlerinde, genelde iktidardaki parti adayının kazandığı görülmektedir. Gerçekleşen son Haziran 2008 erken parlamento seçimlerinde iktidardaki VMRO-DPMNE partisinin büyük bir oy kazanması Cumhurbaşkanlığı konusunda başarıya daha yakın taraf olarak bakılmasına neden olmaktadır. Yerel seçimlerde sonuçların birkaç belediye dışında şu anki pozisyonlardan farklı bir durumun yaşanacağı tahmin edilmiyor. Asıl önemli bir noktaya da değinmek lazım. Ülke nüfusunun üçte birinin yaşadığı ve aynı parti görüşüne yakın olmayan Üsküp belediye başkanlığının iktidara önemli duruşlar sergileyebilme yönünde etkili olması -cumhurbaşkanlığı seçimi gölgesinde kalmış gibi görünse de- önemli bir çekişme alanı yaratacak oması dikkatle izlenmesi bir süreç olduğu aşikardır.
| Seçim Yılı | Cumhurbaşkanı seçilen aday | Aldığı Oy sayısı | Oy yüzdesi % | Katılım Oranı | Hükümete olan siyasi parti | Cumhurbaşkanın Siyasi temsili |
| 1991 | Kiro Gligorov | Meclis ataması | / | / | Ekspert Hükumeti | SDSM |
| 1994 | Kiro Gligorov | 715,774 | 52,6 | 77,76 | SDSM | SDSM |
| 1999 | Boris Traykovski | 582,808 | 52,4 | 69,06 | VMRO-DPMNE | VMRO-DPMNE |
| 2004 | Branko Crvenkoski | 550,317 | 62,57 | 53,64 | SDSM | SDSM |
| 2009 | ? | ? | ? | en az %40 | VMRO-DPMNE | ? |
Yapılan bazı anketlere göre Makedonya`da seçmenin adayların genel kültürü, entelektüel birikimi, uluslarası tanınmışlık, tecrübelerinden ve gibi özelliklerinden çok temsil ettiği partiye oy verdiğini gösteriyor. Geçen 18 yıllık süre içinde Makedonya`da gerçeklşen seçimlerde Arnavut kökenli seçmen özellikle Cumhurbaşkanlığı konusunda Makedon etnik kökenli adaya oy verebilmiştir. Bazı istisnalar yerel seçimlerde ters bir durumu ifade etsede Arnavutlar Makedonlara kıyasen farklı etnik kökenli adaya oy kullanma konusunda daha toleranslı/ hoşgörülü davrandığını göstermekte. Peki anketlere yer verilmeyen Türklerin; hem Arnavut hemde Makedon etnik kökenli adaya ve partilere oy vermesini hoşgörü/tolerans veya ileri görüşlü konsepti içinde mi değerlendirmeli yoksa Türk partilerinin Türk seçmeninin ihtiyaçlarını karşılama ve onları temsil etme yolunda yetersiz kaldığını mı göstermektedir?!
Peki Türkler seçimlere hazır mı?! sorusuyla yazıya devam edersek, profesyonel bir kampanya yürütmenin çok ötesinde bir durumun yaşandığı ilk başta söylemek gerekmektedir. Şu an üç Türk (TDP, TMBH,THP) siyasi partisi aktif durumda ve oylar dağılmış durumda. Makedonya`da tüm Türk partileri bir Türk Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayı göze al-a-mamıştır. 1994 ylında Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmek istenen Halid Şaban`ın başvurusu kabul edilmemiş hatta o dönemde yarışan ve sonra tekrar seçilen Cumhurbaşkanı tarafından azar işitmeye varan bir durum yaşanmıştır. Diğer taraftan, Türk partileri seçimlere sadece belediye başkanlığı ve meclis üyeleri çerçevesinde adaylarını gösterme ve böylece seçimde yer alma yoluna gitmişlerdir. Eğer Cumhurbaşkanı adayı olarak bir Türk çıkaralmış olsaydı ne olurdu? Obama olayı yaşanamayacak, %3.85`lik nüfus yapı ile kazanılması beklenmemesi -en azından şu andaki durumda- doğru bir durumdur. Ancak, Makedon ve Arnavutlar dışında Makedonya`da biz de varız diyebilecek, Türklerin varlığı uluslarası platformda daha fazla yer edinecek, kendini Türklere yakın hisseden diğer daha küçük milletlerin yakınlığını tespit eder, gerçek oy potansiyeli görülür ve en azından Birlik içinde hareket edebileceğini göstermiş olacaktı. Ilk turda daha önce görülmemiş bir şekilde 10 (şu an itibariyle belli olan) adayın katılacağı bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yaşanacak, dolayısıyla Türkleri yanında görmek isteyen hiçbir büyük parti kendi adayını ilk turda seçemeyeceğini tahmin ettiği için de kendi adayımızı çıkarmaya karşı çok fazla karşı gelmeyeceğini ve bunun iyi bir fırsatı olduğunu ancak yine de kullanılamayacağı görülüyor. İkinci turda da siyasi çıkarlara kim uygun teklifle gelir ise oyların ona yönlendirebilir belki de daha ilk turda tam desteği vermekten daha iyi bir pazarlıkla bu yapıbilirdi. Ancak siyasi arenada çıkarlar ön planda. Madalyonun diğer tarafında da, büyük partilerin Türklerden desteğin daha ilk turdan görmek istemeleri, bunun karşılığında da tavizler vermeye hazır olmalarıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tümünde Türkler, daha ilk turda -Arnavutların dışında- seçilme ihtimali olan Makedon parti adaylarını desteklemiştir. Ve herzaman kazananın yanında yer almayı da başarabilmişlerdir. İşte duygusal düşünce ile siyasi düşünce arasında sıkışan karar alıcılarda sonuç alma sanatı olarak görmeleri olsa gerek ki, duygusallıktan çok siyaseten karar almak zorunda kalıyorlar; anlayışla karşılıyorum.
Makedonya Türklerini 1991 den bu yana temsil etme iddiasında olan ve daha büyük Türk seçmeni yanında bulunduran Türk Demokratik Partisi (TDP), 2008 yılı erken parlamento seçimlerinden hemen önce çok büyük bir strateji değişikliği ile Sosyal demokrat siyasi çizgi ortaklığından, muhafazakar/milliyetçi VMRO-DPMNE önderliğindeki iktidar koalisyonu içinde yer almayı başarmıştır. TDP yönetimi böylece bir önceki seçimde 2 milletvekili çıkarmasına rağmen SDSM altındaki Makedonya İçin Birlikte koalisyonu ile yenilgiye uğramanın ve iktidarın dışında kalmanın sancısını yaşamıştır. Erken seçimler TDP nin imdadına yetişmiş, bir milletvekili bir de devlet bakanı görevlerini kazanmıştır. Ayrıca yeni iktidar ortağının geleneksel destekçisi olan bir başka Türk partisi THP yi saf dışı bırakmıştır. Şimdi TDP muhtemelen VMRO-DPMNE ile Türk cumhurbaşkanı adayını çıkarmaması ve daha birinci turda iktidar adayını desteklemeyi, karşılığnda da bilemediğimiz bazı noktalar dışında muhtelif bölgelerde Türk belediye başkan adaylarını ve/ veya meclis üyelerinin desteklenmesini talep edecektir. Ancak bu arada Arnavut blokunu da atlamamalıyız. İktidar ortaği BDI ile de Belediye başkanlığı ve meclis üyeliği üçgeninde bir strateji oluşturulacaktır. Türk Milli Birlik Hareketi –TMBH, son erken seçimden aldığı moralle özellike Gostivar belediyesinde önemli bir yer edinmeye çalışıyor. Gostivar dışında, Makedonya genelinde de belediye başkan adayı ve meclis üyeleri ile seçime girecektir. THP ise son seçimlerde aldığı yenilgi ile iktidar dışında kalınca etkisini yitirmeye başlamış ancak seçim öncesi yine de tekrar canlandırma yoluna gitmeye çabalamaktadır. İktidar dışında kalan bu iki partinin belediye başkanlığı ve meclis üyeleri seçiminde aralarında bir işbirliğine ve muhtelif yerlerde muhtelif Arnavut ve Makedon partileri ile ortaklığa gidebileceği ihtimali de yüksek gibi görünüyor. Önümüzdeki günler Türk partileri arasında ilginç işbirlikleri ve çekişmelere sahne olacak gibi. Özellikle Makeodnya`da sadece iki Türk belediyesine sahip olduğumuz ve TDP belediye başkanlarının temsil ettiği Plasnitsa ve Merkez Jupa`da Türk partileri arasında bir çekişme alanı yaşanması beklenmektedir. Ayrıca, Makedonya`da Türklerin yoğun yaşandığı Gostivar ve çevresi ile Vrapçişte`de Türk partileri arasında ciddi bir sınav yaşanması diğer beklentiler arasında. Batı Makedonya`ya olan ilgi ve dikkatlerin unutulmuş gibi gözüken Doğu Makedonya`ya da yönelmesi gerekliliği ortadadır. Ümidimiz milletimize bir yarar getirecek mahiyette gelişme gösteren bir seçim sürecinin yaşanmasıdır.
İtiraf etmeliyim ki, beklentim Türk partileri büyük bir olgunluk göstererek ortak bir Türk Cumhurbaşkanı adayı üzerinde birleşmeleriydi. Bu havayı hepsinde olmasa da, en azından kazanma şansı olan Türk Belediyelerinde ortak bir başkan adayı göstermelerinde ve ortak belediye meclis üyeleri listesi çıkarmaları ile devam ettirmeleri ve seçmenin karşısına Birlikte çıkmalarıydı. Bu millet bunu daha önce başarmış olduğundan bu büyük iyimserliği korumaya devam etmek doğru olmalıdır diye düşünüyorum!
….
Geçen yazımın sonuna istinaden bu yazımda da yine sondan devam etmeye karar verdim. Son yazımın sonunda “.. şu an kimin başkan olacağından çok başkana yardımcı olacak farklı alanlarda ve kendini ispatlamış ağırlıklı genç olan profesyonel bir takımın oluşturulması gereğinin daha önemli olduğu…” `nu yazmıştım. Şimdi devamını getirmek istiyorum. Makedonya`da Türklerin, etrafında farklı alanlarda uzman kadronun yer alacağı bir lidere ihtiyacı var. Her kesimle barışık, büyükleriyle danışık, nesli ile iletişimde, küçüklerinin saygısını kazanmış bir lider olmalı. Bu lider eğitimli Genç`ler arasından çıkmasının vakti gelmiştir diyorum. Hemen demiyorum en azından iki yıl içerisinde veya yakın gelecekte bu yönde bir mesaj verilmelidir diyorum. Ayrıca büyüklerimizi `hiçbir şey yapmadı` diyerek bir tek kalemde silmek demiyorum. Onlar yıllarca fedakarlık yapıp hizmet sun-du/uyorlar, onlara saygıyı sürdürmeyi, bilgilerine başvurmanın gerekliliğinin önemli olduğunu söylüyorum. Sadece bir oluşumda değil, Makedonya`da yaşayan tüm Türkleri gerek siyasi sahnede birleştirecek hatta sivil toplum kuruluşları alanında önder olacak Genc`in artık yetiştirilmiş olması gerekliydi diye düşünüyorum. Bu lideri birileri bizim önümüze koysun demiyorum, liderimi Ben kendim seçmeliyim demeli, herkes böyle düşünmeli, büyüklerimiz de buna saygılı olmalı ve onaylamalıdır diyorum.